Sosyal Medyada Başkent Dergisi

Röportaj

İmalât-ı Harbiye Ankara Sultânisine Karşı Belgeseli

Eklenme zamanı

Tarihi:

İmalât-ı Harbiye Ankara Sultânisine Karşı – Bölüm 1

İmalât-ı Harbiye Ankara Sultânisine Karşı – Bölüm 2

İmalât-ı Harbiye Ankara Sultânisine Karşı – Bölüm 3

İmalât-ı Harbiye Ankara Sultânisine Karşı – Bölüm 4

İmalât-ı Harbiye Ankara Sultânisine Karşı – Bölüm 5

Sponsor
Yorum Yapmak için tıkla

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Röportaj

Üç Ok Yazarı Müslim Akil Avcı İle Söyleşi

Eklenme zamanı

Tarihi:

Ekleyen

Öncelikle röportaj için teşekkür ederiz, bize kendinizden bahseder misiniz?
16 Temmuz 1995 Elazığ doğumluyum. İlköğretim ve lise eğitimini Elazığ’da tamamladıktan sonra Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okumak için Ankara’ya geldim. Ankara’ya geldikten sonra hayatım değişti diyebilirim. Çeşitli sitelerde köşe yazarı olarak görev yaptıktan sonra henüz 18 yaşındayken kendi spor haber sitemi kurup burada yazılarına devam ettim. Bundan kısa bir süre sonra sitemi e-dergiye dönüştürdüm ve 2014 yılında ulusal spor dergisi Sporda Manşet’i kurup yazarlık hayatıma editörlük ve genel yayın yönetmenliğini de ekledim. Yaklaşık 4 yıldır kendi dergimin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini sürdürmekteyim. Ayrıca Elazığ’da birçok kez yerel gazetede de yazılar yazdım.

Yazarlık serüveninize roman yazmayı da eklediniz, buna nasıl karar verdiniz?
Yazarlık serüvenim 2012 yılına dayanıyor. O günlerde köşe yazarlığı yapıyordum. Daha sonra 2017 yılında bir kitap fuarında tanıştığım yazar Ümit Dağcı’nın teşvikiyle kitap yazmaya başladım ve tesadüf o ki yazar olarak tanıştığım beyefendi yayınevi kurdu. Başka bir yayıneviyle basım aşamasına gelmemize rağmen kader beni tekrar Ümit Dağcı beyefendi ile karşılaştırdı ve Vaveyla yayıncılık etiketiyle kitabımızı çıkardık.

İlginç bir hikâyesi var kitabınızın. Peki konuyu nasıl seçtiniz?

Aslında onun da ilginç bir hikâyesi var diyebilirim. Yazmaya karar verdikten sonra kendime konu arıyordum. Konunun farklı olması gerekiyordu çünkü hayatım boyunca hep bunu ilke edindim: farklı şeylere vurgu yapmak. Sonunda konumu bulmuştum, tarihte önemli bir şahsiyeti tanıtacaktım ama kimi? O sıralarda Elazığ’daydım dışarı çıkmak için kapıyı açtığımda beni o dönem 10-11 yaşlarında olan küçük dostum Artuk Bey karşıladı. Şaşırmayın adı Artuk Bey  hani kafanın üstünde ampul yanması denir ya bana da öyle oldu ve hemen başladım çalışmalara. Daha sonra konu konuyu açtı ve hikâyemiz genişledi sonunda da 1063-1092 yılları arasında Selçuklu Devleti’ni kapsayan bir eser oldu.

Biraz da kitabınızın konusundan bahseder misiniz ayrıca kitabınızın ismi neden ÜÇ OK?
Aslında az önceki sorunuzda biraz değindim ama detaylı bir şekilde anlatmak gerekirse şöyle diyebilirim: Sultan Alp Arslan ve Sultan Melikşah dönemini komutan Artuk Bey etrafında anlatmaya çalıştık. Dönemin siyasi ve askeri olaylarına değinmeye çalıştık diyebilirim.


Neden Üç Ok?
Kitabın ana kahramanı bir fethinin ardından Kıyame Kilisesinin tepesine Üç Ok sembolü bırakıyor. Bu yüzden Oğuz Kağan’ın mührü olan Üç Ok’un kitap adı olmasına karar verdim.

Neden Tarih? Diye sorsak bize nasıl bir cevap verirdiniz?
Tarihçi olmamama rağmen tarihi roman yazmaya karar vermem biraz garipsendi ama bu beni etkilemedi çünkü tarihi seviyorum, geçmişi seviyorum ve ilgi duyuyorum.

Kitaplarınızda yazmaya başlamadan önce bir toplumsal mesaj düşüncesi ile mi başlarsınız yoksa bu yazarken şekillenebilecek bir durum mudur?
Aslında toplumsal mesajlarım kitabı yazmaya başlamadan önce planlanmıştı ama yazarken de değişiklik oldu. Bazı karakterler sırf mesaj olması açısından kitapta yer alıyor. Güçlü Türk kadınını temsil eden karakterimiz olduğu gibi gerçek aşkı temsil eden karakterimiz de var. Bu tür karakterlerimizi okurları savaşlarla sıkmamak ve topluma mesaj vermek için yerleştirdik.

Kitabınızda sizi yansıtan bir karakter var mı?
Şu karakter benim diyebileceğim bir karakter yok ama bazı karakterlerde parça parça benden izler var diyebilirim. İster istemez kendinizi yansıtıyorsunuz karakterlere. Siz istemeseniz bile sizden bir parça alıyorlar.

Devamını oku

Eğitim

Millî Bir Duruş Üzerine Uluslararası Standartlarda Eğitim Veriyoruz

Eklenme zamanı

Tarihi:

Ekleyen

Başkent Ankara’nın sahip olduğu imkânları en etkili şekilde kullanan ve gerek ülkemizde gerekse uluslararası arenada Ankara’ya hizmet eden Uluslararası Devlet Üniversitesi olan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan ile yaptığımız röportaj;

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin vizyonunda bahsedebilirsiniz?

2010 Yılında kurulmuş genç bir devlet üniversitesi olan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin vizyonu; ülkemizde yüzyılı aşkın bir geçmişe sahip son yıllarda hızla büyüyen yükseköğretim sektörünün deneyimlerinden ve Başkent Ankara’nın sunduğu avantajlardan yararlanarak Türkiye’de ve dünyada rekabetçi bir konum elde etmek ve bu konumu sürdürmektir.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi kuruluşundan itibaren akademik kariyerlerini ülkemizin ve dünyanın değişik bölgelerindeki seçkin üniversitelerde yapmış, alanlarında söz sahibi akademisyenleri bünyesine katmaya özen göstermektedir. Üniversitemiz, akademik kadrosunda yer alan değerli bilim adamlarının insanlığın hizmetine sunmuş olduğu önemli buluşlar ve bilimsel çalışmaları ile ön plana çıkmaktadır.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi genç bir üniversite olmasına karşın Ulusal ve Uluslararası düzeyde önemli bir konuma erişti. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Dünya ölçeğinde üstün başarı gösteren üniversitelerin ortak özelliği; araştırma odaklı olmalarıdır. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi kendisini araştırma odaklı konumlandırmış olup bunu uluslararası düzeyde gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Genç bir üniversite olmasına karşın Yıldırım Beyazıt Üniversitesi LYS’de bazı programlarda ülke sıralamasında ilk 10’da, birçoğunda ise ilk 5’te yer almaktadır. LYS’de ilk 1000’e giren öğrencilerin tercih ettiği bir üniversite olmanın yanı sıra yurt dışından da nitelikli öğrencilerin çekim merkezi olmaya başlamıştır.

2023 yılında 250.000 uluslararası öğrencinin Türkiye’ye gelmesini hedefleyen Yıldırım Beyazıt Üniversitesi önemli bir misyonu üstlenmiş bulunmaktadır. Kuruluşunun sekizinci yılında toplam öğrenci sayısının % 10.18’i uluslararası öğrencilerden oluşan üniversitemizin hedefi; yakın bir gelecekte her dört öğrenciden birini yurt dışından çekmektedir. Bu çerçevede 2018 yılı itibariyle 105 farklı ülkeden 1629 öğrenci sayısı ile devlet üniversiteleri arasında birinci sırada olmanın onuruna sahibiz. Şu an itibari ile aktif bölümlerimizin birçoğunda eğitim dilinin İngilizce olmasından mütevellit uluslararası işbirliklerine ayrı bir önem atfeden Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi; 86 üniversite ile İkili İş Birliği Protokolü, 53 üniversite ile ERASMUS + Anlaşması imzalanmış bulunmaktadır. Amacımız yakın gelecekte, iş birliği imkânlarımızı çeşitlendirip artırarak çok daha fazla uluslararası öğrenciyi aramızda görmektir. Buna yönelik çalışmalarımız hız kesmeden devam etmektedir.

Üniversite Bünyesinde Yer Alan Fakülte ve Yüksekokul Sayısı Nedir?

İlk yılında 5 Fakülteye ve 28 Lisansüstü Programa öğrenci kabul eden Üniversitemiz henüz 8. yılında 13 Fakülte 1 Yüksekokul, 2 Meslek Yüksekokulu 5 Enstitü ve 22 Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne sahip olmuştur. 98 Bölüm, 64 Program, 249 Anabilim Dalı, 75 Bilim Dalı, 8 Anasanat Dalı, 93 Yüksek Lisans, 40 Doktora Programı, 2 Disiplinlerarası Yüksek Lisans Sayısı, 1 Bütünleşik Doktora programı ile 1124 Akademik personele sahip, 455 Ön Lisans, 10.1398 Lisans, 4263 Lisansüstü öğrenciye sahiptir. % 28.69 lisansüstü/lisans öğrenci oranlarıyla 203 Uluslararası Üniversite ile yapılan anlaşmalarla ve uluslararası akreditasyona sahip hazırlık okulu ile şimdiden birçok alanda ülke çapında başa güreşen bir üniversiteyiz. Bir örnek olarak; 1201 Doktora öğrenci sayısıyla 2000 yılından sonra kurulan tüm üniversitelerden ve 1992’den sonra kurulan çoğu üniversiteden daha fazla doktora öğrencisine sahibiz. Bu da uluslararası araştırma üniversitesi olma stratejisinin bir yansıması olarak görülmelidir.

Üniversitemiz, geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2018-2019 Akademik Yılı’nda da, tıp, diş, hukuk, siyasal bilgiler, insan ve toplum bilimleri, işletme, mühendislik ve doğa bilimleri, sağlık bilimleri, İslami ilimler fakülteleri ve Türk musikisi devlet konservatuvarı alanlarında lisans; meslek yüksekokulu ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu da ön lisans eğitimine devam edecek. 2018-2019 Akademik Yılı’nda mimarlık fakültesinde lisans, sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu bünyesinde açılan yaşlı bakım ile engelli bakımı ve rehabilitasyon bölümleri, meslek yüksekokulu bünyesinde uçak teknolojisi ile sivil Havacılık ve Kabin Hizmetleri bölümlerinde ön lisans eğitimine başlayacaktır.

Üniversitemizde tıp, mühendislik, siyasal bilgiler ve işletme fakülteleri ile insan ve toplum bilimleri fakültesi psikoloji programında yüzde 100 İngilizce eğitim veriliyor. Hukuk fakültemiz, devlet üniversiteleri içinde ilk olma özelliğiyle başladığı yüzde 30 İngilizce eğitim programına devam ediyor. İnsan ve toplum bilimleri tarih programımız da %30 İngilizce eğitime devam edecek.

Bunun dışında, tıp fakültesi (Türkçe programı), sağlık bilimleri fakültesi diş hekimliği fakültesi ve insan toplum bilimleri fakültesinin diğer programları ile Türk musikisi devlet konservatuvarı Türk din musikisi programı, meslek yüksekokulu ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu doğrudan Türkçe eğitim vermeye devam edecek. Ayrıca, İslami ilimler fakültemiz ise bir yıllık Arapça hazırlık eğitiminin ardından Türkçe eğitime devam edecek.

Öğrencilerinizden biraz bahsedebilirsiniz?

Üniversite eğitiminin en önemli bileşeni kuşkusuz üniversite öğrencileridir. Eğitim ve öğretim programlarında, sosyal faaliyetlerde ve üniversitenin işleyişine dair tüm konularda öğrencilerimizin tam katılımı ve geri bildirimleri ile desteklenen bir eğitim-öğretim hayatı kurma yolunda çalışmalarımızı tamamladık. Öğrenci temsilcilikleri, öğrenci dekanlıkları, kulüpler ve organizasyonlarla öğrencilerimiz daha üniversite eğitimleri sırasında ilerideki yaşamları için ihtiyaç duyacakları tecrübeleri ve daha fazlasını edinme şansına sahiptir. Bu yüzden öğrencilerimizin mutlu olduğunu düşünüyorum.

Öğrencilerimizin hem dersle ilgili çalışmalarını hem de ders dışı faaliyetlerini elimizden geldiğince destekliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bir kamp programı sonrasında bana teşekkür için gelen öğrencilerimiz var. Üniversite olarak milli bir duruş içerisinde hareket etmeye ve bu milli duruşu öğrencilerimize de hissettirmeye çalışıyoruz.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi olarak bizler, öğrencilerimizi mezuniyetlerinden sonra da yalnız bırakmıyoruz. Gelişmiş öğrenci takip ve destek sistemimizle, mezuniyetlerinden meslek yaşamlarının ustalık dönemlerine kadar onlara her alanda elimizden gelen desteği verebileceğimiz bir sistem kurduk. Öğrencilerimizle yaşam boyu kuracağımız birliktelikle gittikçe karmaşıklaşan modern yaşamın zorluklarının üstesinden hep beraber gelebilmeyi amaçlıyoruz.

Akademisyenden idari personeline, öğrencisinden araştırma görevlisine kadar her birimiz bir araya gelerek “Ankara Yıldırım Beyazıt Ailesi” kavramını oluşturmaya çalıştık. Sonuçta, biz, bu topraklarda yaşayan milletin içinden çıkmış bir üniversiteyiz. Bu milletin ihtiyaçlarını tespit edip, bunu gidermek için çalışıyoruz. Ülkemizi gelecek nesillere ve 2023, 2053, 2071 hedeflerine taşıyacak nesiller yetiştirmek için uğraşıyoruz. Bütün öğrenciler kendi evlatlarımız, onların her türlü ihtiyacını gidermek bizim sorumluluğumuz. Kantinde dolaşıyoruz, öğrencilerimizle kartopu oynuyoruz. Elimizden geldiğince spor müsabakaları yapıyoruz. Onlarla arkadaş gibi bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Bizde her öğrenci, her zaman, öğretim üyelerine çok rahat ulaşabilir; buna rektör de dâhil.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tanıtım Filmi

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Aday Öğrenci Sayfası

Anasayfa

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi 2018-2019 Akademik Yılı Kontenjanları ve Puan Sıralamaları

Devamını oku

Popüler içerikler